KENDİNİ TANIMA
Kendini tanıma isteği, bütün insanlarda
görülür. Kendisiyle ilgili bilmediği bir şeyleri öğreneceği düşüncesi
büyük bir heyecan yaratır insanda. Bu heyecan, korkuyla karışık bir merak
duygusudur aslında. Bu tür duyguların yaşanması kaba bakışla şaşırtıcı
gibi görünse de insanoğlunun kendisinden sakladığı bir şeylere sahip
olduğunun farkında olmasından kaynaklanır bu durum. Herkes zaman zaman
kendisini anlayamaz, yaptığı davranışa anlam veremez.
İnsanın kendini tanıması, çoğu zaman
davranışlarının bilinçdışı kaynaklarının bulunması olarak düşünülür. Oysa
büyük bir yanılgıdır bu. İnsanın kendini tanıması, bilinçdışı
kaynaklarının bulunmasından çok, insanın kendi ruhsal süreçlerinin
işleyişini ve bilinebilen içeriğini bilmesidir.
Kendini
tanıma, insanın psikolojik ve fiziksel açıdan kendinde olanları bilmesi,
kendinde olanların farkında olması ve bunları doğru değerlendirmesi ile
ilgilidir. Bir insanın fiziksel özelliklerini, duygularını,
düşüncelerini, istek ve gereksinimlerini, güçlü ve zayıf yönlerini, amaç
ve değerlerini, yeteneklerini ve becerilerini tanıması / bilmesi ve
bunların farkında olmasını ifade eder. Kendisini iyi tanıyan bir insan
yaşayacakları karşısında neler hissedeceğini, neler düşüneceğini ve nasıl
davranacağını olacağa/yaşanacağa yakın öngörebilir.
Kendini tanıma
denildiğinde esas olarak insanın kendisinin ruhsal özelliklerinin farkında
olması, kendi ruhsal özeliklerini bilmesi kastediliyor olsa da insanın
bedeninin farkında olması da kendini tanıması ile yakından ilişkilidir.
Bir çok insan bedensel özelliklerinin farkında olsa da bunların bazılarını
kabul etmek istemez – sanki öyle değilmiş gibi davranır. Örneğin bir çok
kişinin şişman bulmadığı ve nesnel ölçütlerin normal vücut ağırlığında
gösterdiği bazı kişiler kendilerini şişman bulabilirler. Normal vücut
ağırlığında olan bu kişilerin bazıları da bu değerlendirmelerinden
etkilenerek zayıflamak amacıyla çeşitli uğraşlara girerler. Verilen bu
örnek kişinin bedenini değerlendirmesinde bir yanlışlık olduğunu ve
bedenini yeterince ya da doğru tanımadığını göstermektedir.
İnsanın ruhsal özelliklerini tanıması ise bedensel
özelliklerini tanımasına göre daha zor gerçekleşebilen bir durumdur; ancak
uzun süreli, sabırlı ve direşken bir çaba ile elde edilebilir. Diğer
yandan kendini tanıma, sınırı olmayan/sonu olmayan bir süreçtir. Sınırı
olmaması da insanın doğasından kaynaklanır. İnsan zihninin işleyişi ve
bilinçdışı, insanın bütünüyle kendini tanımasını engeller. Kendini
tanımanın en yüzeysel şekli kişinin hangi durumda nasıl davranacağını, ne
tür duygular yaşayacağını bilmesidir. Bundan ötesi ise katman katman
ruhsal dinamiklerin çözümlenmesini içerir. Bu çözümleme ise hem
bilinçdışı, hem bilinçöncesi, hem de bilinçli ruhsal süreçlerin ele
alınması ve bu ruhsal süreçler arasındaki ilişkilerin görülmesi ile
mümkündür.
Kendini tanıma sanıldığından zor bir süreçtir. İnsanın
kendi davranışlarını gözlemesini, yorumlamasını ve yorumlarının
doğruluğunu sonraki yaşantıları ile sınamasını; en azından belli
dönemlerde kendisini ve başkasını yargılamayı bırakabilmesini,
karşılaşacakları ile cesurca yüzleşebilmesini ve yaşadığı duygulara
katlanabilmesini gerektirir. İnsanın kendini tanıma sürecinde zaman zaman
başkalarının değerlendirmelerini alması ve diğer insanlar üzerinde
yarattığı etkileri gözlemesi yararlı bilgiler vermektedir. Bu zor
yolculuk için cesaret gösteren ve emek harcayanların çabalarının
ürünlerini daha nitelikli ve doyumlu insan ilişkileri kurarak alırlar.
Nitelikli ve doyumlu insan ilişkileri kurabilmesi, insanın kendisini ve
diğer insanları tanıması ile mümkündür.
Kendini tanımaya çalışan bir çok kişi çoğu zaman bu
amaçla hazırlanmış olan anket ve ölçeklere başvurmaktır. Bu tür anket ve
ölçeklerin yararlı bilgiler verebilecek olmalarına karşın tek başlarına
belirleyici olmadıkları akılda tutulmalıdır. Özellikle bilimsel
yöntemlerle hazırlanmamış anketlerde ortaya çıkan sonuçların olsa olsa bir
ipucu gibi düşünülmesi ve bunun doğruluğunun günlük yaşamda sınanması
gerekmektedir.
Kendini tanıma uğraşına girmek isteyenlere
biyopsikososyal bir bütün olarak varlığını sürdüren insanı anlamada bazı
bileşenler verilecektir. Mesleki ve günlük deneyimlere dayanılarak
tanımlanan bu bileşenlerin bir kılavuz niteliği taşıdığı, bilimsel
araştırmalarla sınanmamış olduğu, sürekli yenilenmesinin gerektiği, her
zaman için eksiğinin olacağı unutulmamalıdır. Belirtilmesi gereken en
önemli konulardan birisi de kendini tanıma yolculuğunda ilk durağın zihnin
(ruhsal yaşantının) işleyişi konusunda bilgi edinmek ve zihnin işleyiş
düzeneklerini mümkün olduğunca anlamak olduğu ve bu yolculuğa çıkmak
isteyenlerin mümkün olduğunca konuyla ilgili bilgi edinmesi gerektiğidir.
Kendini
tanıma yolculuğunda yol
gösterici olacağını umarak hazırladığımız
kılavuzu görmek için tıklayınız.
Kaynak
Kendini Tanıma Rehberi
Erol Özmen
Sistem Yayıncılık
- Kıssadan Hisseler Dizisi