Kendini Tanıma

Anasayfa I Basından Seçmeler I Günün Notu I Önerilen Kitaplar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

YENİYIL: NE GÜZEL BİR YANILSAMA

Büyük bir coşku ve heyecanla beklediğimiz bir yeni yıl daha geliyor. Yeni yılın ilk günü, yani yılbaşı sıradan bir gün değil de başka bir gün sanki. Bir çoğumuz böyle yaşıyoruz bunu; ümitleniyoruz... Bir şeylerin değişeceği, iyi şeylerin olacağı beklentisi içinde bakıyoruz önümüzdeki günlere. Neşe, mutluluk, güzellik ve bolluk bekliyoruz. Şimdiden bir umut bir umut içimizde. Karanlığı yeneceğini düşündüğümüz yeni günü karşılıyor gibiyiz; cıvıl cıvılız.

İnsanın zihninin kendini savunmada yaratıcılığına güzel bir örnek yeni yıl. İnsanoğlu kendi kurguladığı bir şeyi, kendisini belirleyen bir şeye dönüştürür. Tüm insanların kullandığı önemli bir savunmadır yeni yıl. Sanki, başka bir gün, büyüsel bir yönü olan başka günler başlar. Değişmek için, dünyasının değişmesi için yeni bir şans tanınmış gibi algılanır. Bunun bir çok kez yaşanmış olduğu unutulur. İyi ki de unutulur, yoksa büyü bozulur. Aman ! kimse büyüsünü bozmasın, kimsenin büyüsü bozulmasın...

            Dışardan gelene refleks tepki gösteren bir toplumuz. Fakat, sanki yılbaşına pek de dışardan gelmiş muamelesi yapılmıyor toplumumuzda. Şu noel lafları da olmasa, aklımıza bile gelmeyecek gavur icadı olduğu. Dini açıdan günah sayılır mı bilmem ama, en azından hoş görülmeyeceği açık olan yeni yılı kutlamak garipsenmiyor ülkemizde. Bu da evrensel bir şeylerin yakalandığını gösteriyor yeni yıl kavramı ile. Hatta müslümanlar için en kutsal ay olan ramazana denk gelen yılbaşını içki içerek kutlamanın yollarının bulunması da muhtemelen bundan.

Aslında doğada ve insanın doğasında da var döngüsellik. İnsanın varlığını sürdürmesinde yaşamsal önem taşıyan hormonların, uykunun döngüsel bir düzeni var. Mevsimlerin tersine döndüğü ya da gecenin atlandığı hiç görülmemiştir. Doğanın döngüselliği zamanı bölerek kavramlaştırmayı kolaylaştırıyor.

Yeni yılın hangi ayın başında başlayacağını yeniden belirlemek mümkün olsaydı, hangi ayı seçerdiniz; hiç düşündünüz mü ? En güzeli doğanın canlanışının da yaşandığı ilkbahar ayları olurdu diye düşünüyorum. Örneğin bir nisan. Diyorum, diyorum ama; insan vazgeçebilir mi bir ocaktan. Çocukluğumdan kalan yılbaşı görüntüleri üşüşüyor kafama: Dışarıda lapa lapa yağan kar ve sıcacık huzur veren ev içi. Vazgeçemiyorum…

Bir nisan şakası gibi olmamanı umuyorum, hoş geldin yeni yıl.

 

 

Erol Özmen

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Psikiyatri AD Öğretim Üyesi

 

 

Bu sitede verilen bilgiler tedavi niteliği taşımaz; bilgilerin tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklardan www.psikoloji.web.tr sorumlu tutulamaz. Bu sitede yazılanlar yalnız bilgilendirme ve aydınlatma amacı taşımaktadır.

Bu sitede yayınlanan bütün yazıların her türlü yayın hakkı saklıdır. Yazılı olarak izin almadan alıntı yapılamaz, kopya edilemez, yayınlanamaz.

Önerilerinizi ve eleştirilerinizi dostsite@gmail.com adresine bekliyoruz